11 Ocak 2017

Göksel Gümüşdağ MHK Kokart Töreninde Konuştu

"Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Göksel Gümüşdağ Merkez Hakem Kurulu'nun Antalya'da ki FIFA Kokart Töreninde Konuştu."
Göksel Gümüşdağ bugün Antalya'da gerçekleştirilen Merkez Hakem Kurulu FIFA Kokartı töreninde bir konuşma gerçekleştirdi. Başkan Gümüşdağ konuşmasında şunları söyledi:

"Değerli dostlarım, futbol ailesinin seçkin üyeleri ve Türk futbolunun vaz geçilmez paydaşları; Bugün sizlerle birlikte olmaktan mutluyum ve bana bu fırsatı verdiğiniz için hepinize teşekkür ederim.
Milletçe zor günler yaşıyoruz. İnanıyorum ki bu süreç kısa bir süre içerisinde değişecek ve özlemini duyduğumuz, alışık olduğumuz huzur ve barış ortamı geri gelecek. Fakat bu günler, futbol ailemizin daha fazla sorumluluk alması, daha bilinçli hareket etmesi gereken günler.

Spor…özellikle Futbol, birlik ve beraberliğe en iyi hizmet eden kitlesel iletişim araçlarından birisi. Belki de en güçlüsü. Bu yüzden hepimizin üzerine düşen görevler var.

Futbol enteresan bir konu. Bizler… özellikle bu salonda bulunan insarlar, ve bizim gibi belki bir kaç bin kişi için, tutkuyla, hırsla, çok yoğun duygularla yoğrulmuş bir yaşam biçimi. Belki de halkımızın büyük bir çoğunluğu için anlaşılması zor bir heyecan. İşte tam da bu yüzden, konuşurken seçeceğimiz cümleler, yönetirken vereceğimiz kararlar önemli. Hata yaptığımızda sergileyeceğimiz tutumlar, haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüzde göstereceğimiz reaksiyonlar önemli. Sadece birkaç bin kişiyi değil tüm ülkeyi, milyonlarca insanı etkileyeceği için önemli.

Bildiğiniz gibi Kulüpler Birliği çatısı altında çok zor bir dönemde, çok büyük bir projeyi yüzümüzün akıyla tamamladık. Kulüplerimiz için ve genel futbol ekonomisi için büyük önem arz eden bir yayın ihalesini, dolar seviyesinde rekor düzeyde bir artış ile gerçekleştirdik. Yayıncı kuruluş, günümüzün ekonomik koşullarında hiç de kolay olmayan bir anlaşmaya imza attı. Fakat hepimiz bilelim ki, bu imza futbolumuzun bugünkü değerine karşılık olarak atılmadı, potansiyel değerine karşılık olarak atıldı.

Biz, Kulüpler Birliği olarak işimizin bitmediğini biliyoruz. Aslında futbolun tüm paydaşları olarak işimizin daha yeni başladığını fark etmeli, ve Avrupa’nın en büyük 5 liginden biri olma potansiyeline sahip olan ligimizi elbirliği ile ait olduğu seviyeye taşımalıyız.

Yeni dönem yayın ihalesinde talep ettiğimiz bedeli almamızın arkasında çok önemli bir argüman vardı; Teknoloji. Bildiğiniz gibi teknoloji, internet kullanımını ve medya gereçlerinin gücünü son 5 yılda hayal gücümüzün ötesine taşıdı ve artık futbol seyircisi, istediği zaman, istediği yerde, istediği kez tekrarda futbol görüntüsüne erişebiliyor.

Teknoloji sayesinde futbolseverler, futbolun güzel olan herşeyini tekrar tekrar seyredebiliyor ve milyonlarca kere paylaşabiliyorlar. Ama aynı zamanda her pozisyonu defalarca seyredebiliyor ve her hatayı çok yakından inceleyebiliyorlar. Güzel olan her şey futbola olan ilgiyi arttırıp Türk futbol markasına değer katarken, çirkin olan, yanlış olan, hatalı olan herşey tam tersini yapıyor. …

Sevgili dostlarım,

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da TFF ile, MHK ile, Kulüp yönetimleri ile büyük bir samimiyet ve iyiniyetle çalışmaya devam edeceğiz. Fakat bu söylediğim ana prensip, Kulüpler Birliği için ve kişisel olarak benim için en önemli amaç olmaya devam edecek. Tabi ki hepimizin rolleri var. Kulüpler Birliği, TFF’nin yetki alanına müdahil olamaz. Fakat birlikte üreteceğimiz fikirlerin gene birlikte hayata geçebilmesi için bazen önerilerde bulunacağız ve üzerimize düşen ne varsa yapabilmek için, yayın ihalesinde ortak gibi ortak platformlar kurmayı amaçlayacağız.

Bu ortak platformlardan birinin de maç yönetim standartları olabileceğine inanıyoruz. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, Sayın federasyon başkanımız ve yönetim kurulu ile bir çok kez istişare ettiğimiz gibi, bizler hepimiz aynı amaca yönelik çalışıyoruz. Ve kendileriyle de bir çok kez konuştuğumuz bir konuyu, bugün sizlerin huzurunda, bu güzel ortamda paylaşmak istiyorum.

Kimsenin itiraz edemeyeceği bir gerçek var; Maç yönetim kalitemizin yükselmesi demek, futbol marka değerimizin yükselmesi demektir. Elimizden ne geliyorsa yapmalı ve özellikle bu sezon yaşanmakta olan ve bir çok kulübümüzün mevcud puan pozisyonunu doğrudan etkileyen hataları minimize etmek için konuşmalı, tartışmalı, yeni fikirlere açık olmalıyız.

Yaklaşık 1 yıl kadar önce, Şubat 2016’da Kulüpler Birliği, tarihinde ilk kez, tek gündemi maç yönetimi ve hakem performansları olan ve hakemleri kritize etmekten ziyade “Nasıl daha iyi olabiliriz” temasıyla yola çıkan ve içinde somut önerilerin bulunduğu bir toplantı düzenledi. Bu toplantı sonunda yapılan deklarasyonu şöyle özetleyebilirim :

1. Profesyonel hakem sayımızın arttırılması, hakemlerimizin iş güvencelerinin ve yaşam kalitelerinin yükseltilmesi

2. En üst düzeyde tasarlanmış ve en modern - teknolojik tekniklerle desteklenmiş eğitim modellerinin adapte edilmesi

3. Hakem maç yönetim performanslarının içinde kulüp temsilcilerinin de bulunduğu bağımsız yetkilendirilmiş birimler tarafından denetlenmesi

4. Hakemlerimizin, müsabaka oyuncuları ya da kaptanlarıyla, maç öncesi bir araya getirildiği briefing toplantıları ve oyuncular / kaptanlar arasından seçilecek iyiniyet elçilerinin sahada yönetime yardımcı konumunda eğitilmeleri

5. Sezon başında verilen eğitimlerin, sezon içerisine de yayılarak, kulüp ziyaretleri düzeyinde gerçekleştirilmesi

6. Teknolojiden daha fazla istifade edilmesi (Bu önerilerden bazılarını hayata geçirebilmek için somut adımlar atmış olan TFF’ye, ve kişisel katkılarıyla bu önerileri hayata geçiren bazı hakem arkadaşlarıma ve kamuoyuna taşıyan basın mensubu arkadaşlarıma da bu vesileyle teşekkürlerimi sunarım.)

Sonuncu madde : Teknolojiden daha fazla istifade edebilmek konusu… sanıyorum bugünkü konuşmamda ayrı bir konsantrasyonu hak ediyor. Çünkü herşeyi yapmamız gerektiği gibi yapsak, teorik olarak elimizden gelenin yarısını yapmış olacağız – yani daha iyi eğitilmiş hakemler, daha iyi niyetli oyuncular ve daha etkin düzenlemelerle içiçe geçmiş bir koordinasyon ile hakem hatalarını yarı yarıya azaltmayı amaçlayabiliriz. Fakat meselenin diğer yarısı, mutlaka teknolojiyi daha iyi kullanmaktan – kişisel kanaatimce video hakemliği gibi bir konsepti hayata geçirebilmek için hemfikir olmaktan geçiyor.

Bu konsept, dünya futbolunun vazgeçilmez bir geleceği olarak önümüzde duruyor. Bugün bir çok itiraz olabilir. Futbolun güzelliğini zedelersiniz diyebilirler. Hakem hataları oyunun vazgeçilmez bir parçasıdır – heyecanın bir parçasıdır diyenler olabilir. Hakem hataları ortadan kalkarsa, televizyon programlarında, konuşulacak bir şey kalmaz diye düşünenler olabilir. Fakat kim ne derse desin – şu sözlerimi bir kenara yazın arkadaşlar – “Futbol ekonomisi bu kadar hızla büyürken, şampiyonluk ve küme düşme aritmetikleri kulüpler için hayati değer taşırken ve FIFA ve UEFA bu konuyu bu kadar yakından inceleyip pilot uygulamalara başlamışken, çok yakın bir gelecekte video hakemliği… biz istesek de, istemesek de hayatımızın bir parçası olacak.

Bizim vermemiz gereken karar, Türk futbolu olarak bu değişimin neresinde olacağımızdır. Bekleyelim ve hiç bir şey yapmayalım mı ? Dünyanın ve Avrupa’nın öncü futbol pazarlarından biri olup gerekli düzenlemeler için başvurularımızı yapalım ve model şekillenirken söz sahibi olalım mı ?

Kararımız “öncü olmak” olmalı. Bu hakemlerimizin değerini düşürmez. Aksine değerlerine değer katar. Daha odaklı maç yönetimini psikolojik olarak mecbur kılar. Baskı altında yanlış karar verme reflekslerini minimize eder. Eğitimlerinin modellerini daha profesyonel ve teknolojik anlamda daha donanımlı hale getirir. Doğru karar rasyosunu yükseltir. Özdenetimi mümkün kılar. Hakemlik müessesine karşı saygınlığı arttırır.

Bizler özeleştiri yapmasını öğrenmek zorunda olan insanlarız. Vitrindeyiz. Çaldığımız düdükler, mikrofonlarda haykırdığımız cümleler, gazetelerde yayınlanan açıklamalar geri dönüşü olmayan şeyler.

İnsanız. Ama inatçı ya da bağnaz olamayız. Hata yaparız. Ama yeniliklere kapalı ya da dirençli olamayız. Yanlış olan şeyleri savunmakta israr edemeyiz. Ben, Türk futbolunun muazzam bir potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Ve bu potansiyelin malefe yarısını bile açığa çıkaramadığımızı görüyorum.

3 sezon önce Süperlig’e terfi eden küçük bir ilçe takımının başkanıyım ve çok mütevazi bütçelerle, bu lig için, ekibimin büyük desteği ile örnek bir model oluşturmaya çabalıyorum. Biz şampiyon olmaya değil, her sene daha iyi olmaya çalışıyoruz.

Henüz devre arası ve Başakşehir’de hiç kimse heyecanına yenik düşüp şampiyonluk şarkıları söylemiyor. Ama hepimizin bildiği bir şey var “Biz, iyi bir takımız” – ve ligin sonunda ne olursa olsun, daima daha iyinin var olduğunu biliyoruz. Yeniliklere, yeni fikirlere, teknolojinin getirdiği nimetlere ve öğrenmeye daima açığız.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Paylaş "Göksel Gümüşdağ MHK Kokart Töreninde Konuştu"

X

X